Zırva
Kırın ortasında sarı sıcak çiçekler. Sarı yapraklar, kendilerine can veren toprağa ve gökyüzüne paralel şekilde uzanırlar... İnce ve uzun en yeşilinden saplar… Ve güneş, En tepeden ormanı selamlar. Hayvanların olmağı bir zaman… Evet henüz yoklar. Bu güzel ve yabani otlar ile ilişki kuracak kimsecikler yok etrafta. Demem o ki, en ayaklısından kırk tane kırkayak bile gelmedi dünyaya daha. Çiçeklerin üremesinin yegane yolu bahara doğru ve kışa inat esen rüzgarlar. Rüzgarlar… Rüzgarlar bir çiçeği koparacak kadar sert esebilirler. Bir çiçekteki poleni diğer bir çiçeğe taşıyacak kadar naifte esebilirler çiçeklerden yana. Bundan dolayıdır ki rüzgarlar aslında insanlara benzerler. Ya yok eder insan güzellikleri, ya da elindekilerden yoktan var eder. Ufak tefek böcekler telaş içindeler… Nihayetinde artık küçük küçük hayvanlar kendilerine yer edinmeye başladı doğada. Artık güzel yeşillikler ile iletişim kurabilecek birileri var. Amaçları her canlı gibi soylarını devam e...