Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Jeopolitik Risk, Küresel Dengesizlik, Brexit ve Asya Ekonomileri Kur Tercihleri

Resim
1-       Jeopolitik risk nedir? Finansal piyasalar üstündeki etkileri nelerdir? Yunanca “geo” toprak, “politeia” ise siyaset anlamına gelir. Kısaca jeopolitik kelimesinin anlamını coğrafya için devletlerin anlamı olarak tanımlayabiliriz. Ülkeler ekonomik-siyasi politikalarını bulundukları coğrafyanın koşullarına göre düzenler. Yeraltı kaynakları, nüfus politikaları, savaşlar, iç karışıklıklar, turizm gelirleri, siyaseti belirleyen coğrafya temelli etkilerdir. Yatırımlar ise bu siyasi kararların sonucunda doğan finansal veriler üzerinden değerlendirilir. Örnek vermek gerekirse, 2013 yılında patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı sonucunda Rus Rublesi %17, Ukrayna Grivnesi %38 oranında değer kaybetti. Bölgedeki riski fiyatlandıramayan yatırımcılar riskten kaçınmak adına bölgeyi terketmiş ve iki ülke ekonomisi bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. “Jeopolitik risk” kavramını anlamak isteyenler için ülkemiz çok güzel bir laboratuvar görevi görmekte. Doğu Akdeniz’deki ...

Ekonomik Kriz Dönemlerinin Kadınlar Üzerindeki Etkisi (1772-2020)

Resim
Ekonomik Kriz Dönemlerinin Kadınlar Üzerindeki Etkisi Kapitalist dünyada üretim şekilleri, üretim-tüketim ilişkisi, kıt kaynakları paylaştırma biçimimiz… vs. gelişen teknoloji ile birlikte ivmeli olarak sürekli değişmekte ve gün geçtikçe kapitalist sistemin yarattığı sorunlar ile mücadele etmekteyiz. Sistemin tıkandığı ve açmaza girdiği zamanları ekonomik krizler olarak adlandırırsak, bu açmazlar esnasında ve sonrasında kadınların hayatında -başta sosyoekonomik etkiler olmak üzere- gelişen değişiklikleri kronolojik olarak aktaracağım. 1772 Kredi Krizi Coğrafi keşiflerin bir sonucu olarak Britanya İmparatorluğu 18.yy’da öylesine zenginleşmişti ki bankaların kasaları dolup taşmaktaydı. Özellikle Hindistan’dan getirilen mallar ve hammaddeler bu servet artışının sebebi olmuştu. Bu servet artışı bankaların kredi konusunda cömert davranmasına sebep olmuştu. British East India Company (İngiliz Doğu Hindistan Şirketi) hisselerinin 1769 yılında biranda çakılmasından sonra büyük ...

Zırva

Kırın ortasında sarı sıcak çiçekler. Sarı yapraklar, kendilerine can veren toprağa ve gökyüzüne paralel şekilde uzanırlar... İnce ve uzun en yeşilinden saplar… Ve güneş, En tepeden ormanı selamlar. Hayvanların olmağı bir zaman… Evet henüz yoklar. Bu güzel ve yabani otlar ile ilişki kuracak kimsecikler yok etrafta. Demem o ki, en ayaklısından kırk tane kırkayak bile gelmedi dünyaya daha. Çiçeklerin üremesinin yegane yolu bahara doğru ve kışa inat esen rüzgarlar. Rüzgarlar… Rüzgarlar bir çiçeği koparacak kadar sert esebilirler. Bir çiçekteki poleni diğer bir çiçeğe taşıyacak kadar naifte esebilirler çiçeklerden yana. Bundan dolayıdır ki rüzgarlar aslında insanlara benzerler. Ya yok eder insan güzellikleri, ya da elindekilerden yoktan var eder. Ufak tefek böcekler telaş içindeler… Nihayetinde artık küçük küçük hayvanlar kendilerine yer edinmeye başladı doğada. Artık güzel yeşillikler ile iletişim kurabilecek birileri var. Amaçları her canlı gibi soylarını devam e...

Yaz Geçer, Sonbahar Kalır

Tarih tekerrür edecek biliyorum. Ne devlet sırlarının anlamı kaldı, ne de atların. Ne ideolojilerin anlamı kaldı, ne de ellerinin. Fabrikalarının duvarların veya son mollaların, ne anlamı kaldı okuduğumuz kitapların? Yarınların, notaların ve sonu olmayan başların. Merhaba! Yaz geçer, sonbahar kalır. Güncemi yeraltından tutuyorum. İşler sarpa sardığında kimi zenginler bazı yerlerde kendilerine yeraltında sığınaklar inşa etti. Uzun ömürlü konserveler, ilkyardım kitleri ve kısmen rahat döşeklerden var içeride. Yemekleri idareli kullanmalıyım çünkü yaklaşık 4 günlük yiyeceğim kaldı. Başka bir sığınak bulmak için kaç kilometre yürümem gerektiğini bilmiyorum. Ayrıca beni gören olursa son yazdığım yazının bu olabileceğini biliyorum. Çünkü sokaklarda sürekli olarak gezen ve insan avcılığı yapan asiler var. Anlayacağınız, yeraltı yukarıdan daha aydınlık. Sanırım bunları anlatmadan önce neler yaşandığından biraz bahsetmem gerek. Ayrıntıları tam hatırlamıyorum ve bunu düzgün beslenm...

Pnyx’ten Meşrutiyet’e Demokrasi

MÖ 6. Yüzyılın sonlarında Yunanistan’da 200 yıl sürecek olan “altın çağ” başlar. Bu dönem içerisinde -özellikle batı medeniyetinin- edebiyat, mimari, bilim ve sanat açısından temelleri atılır. Klasik dönemin başlarında Atina şehir devleti halkı,  tiranlığı devirmiş ve günümüz demokrasisinden farklı olarak bir çeşit demokrasi kurmuştu. Bu sistemde vatandaşların arasından kura ile çekilen isimler devlet yöneticileri oluyor ve kararlar bir meclis tarafından alınıyordu. Tüm vatandaşlar meclis içerisinde söz alabilme ve karar verme hakkına sahipti. Tıpkı “ demokrasi ” kavramı gibi “ vatandaş ” kavramı da klasik dönemde günümüze kıyasla farklı anlamlar içeriyordu. Klasik dönem vatandaş tanımını kabaca ebeveynleri Atinalı olan 30 yaş üzeri özgür erkekler olarak yapılabiliriz. Kadınlar, köleler, çocuklar, gençler, yabancılar veya birinci kuşak göçmenler tanım dışındadır ve bu demokrasi sürecine katılımları yoktur. Tiranlığı devirip demokrasi rejimine geçen Atinalıların oluşturduğu...

Bu ne prova ya Rab?

Aslında bazı büyük düşünürler, filozoflar veya devlet adamları yüzyıllardır anlattılar size birazdan söyleyeceklerimi. Herkes duyuyordur bağırışmaları. Birileri kulak kesiliyor mudur bağırılanlara? Birazdan size anlatacaklarım, olup bitene azıcık kulak kesilmemden sanırım. Bu yazı sana seslenecek! Seninle konuşuyormuşum gibi düşün lütfen. Bakalım birlikte neler hatırlayacağız? Senin mutlu olman için kimler ne bedeller ödedi? Kimler canını verdi senin için? Sen, geçmişte kahramanların sana bıraktığı kazanımların hepsine ihanet ettin. Ekim Devrimi’nde, Amerikan bağımsızlık mücadelesinde, Haiti’nin isyanında, Anadolu’nun haykırışında, kanlı savaşlarda birlikteydik. Özgürlüğünü kazandın ama onu büyütmek yerine muhafaza etmeye çalıştın. Kim tahmin ederdi ki senin dilsiz olacağını? Kim tahmin ederdi söylesene kazandığın özgürlüğünü sadece korumaya çalışacağını. Evet sen dilsizsin; seni temsil etmeleri için seçtiğin güçlülerin daha da güçlü olmasına ses çıkartamıyorsun. Sen seçmen kar...